13.04.2026 • Monday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
SON DAKİKA
Dünya

İsrail’de seçimler yaklaşırken Netanyahu ve Trump el ele: Koltuğu kurtarma harekatı

İsrail’de seçimler yaklaşırken Netanyahu ve Trump el ele: Koltuğu kurtarma harekatı

İsrail’de seçim anketlerinin yenilgiyi işaret ettiği bir dönemde siyasi geleceği pamuk ipliğine bağlı olan Başbakan Benjamin Netanyahu, rotayı yeniden İran ve Lübnan’a kırdı. ABD Başkanı Donald Trump

İsrail’de seçim anketlerinin yenilgiyi işaret ettiği bir dönemde siyasi geleceği pamuk ipliğine bağlı olan Başbakan Benjamin Netanyahu, rotayı yeniden İran ve Lübnan’a kırdı. ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte hareket eden Netanyahu, kaybettiği itibarını geri kazanmak için Cumartesi günü dev bir kampanya başlattı. İran’daki sözde savaş kazanımlarını ön plana çıkaran Netanyahu, hem kendi ordusunu suçladı hem de İsrail medyasını hedef tahtasına oturttu.

Kamuoyu yoklamalarında her geçen gün eriyen ve güvenilirliği ciddi şekilde sarsılan Netanyahu, siyasi bir hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bu mücadelesini ise Cumartesi günü başlattığı yeni bir algı kampanyasıyla taçlandırmaya çalışıyor. ABD Başkanı Donald Trump ile mükemmel bir koordinasyon içinde yürütülen bu operasyonun ana hedefi, İsrail kamuoyuna İran ve Lübnan cephesinde işlerin yolunda olduğu mesajını vermek. Sadece birkaç ay önce kuzey sakinlerine evlerine güvenle döneceklerini müjdeleyen ve İran’ın nükleer programının yıllarca geriye itildiğini iddia eden Netanyahu, şimdi bu iddialarını daha sert bir tonda yineliyor.

Ancak Netanyahu’nun bu hamlesi sadece dış düşmanlara değil, içerdeki muhalif seslere ve medyaya karşı da bir savaş ilanı niteliğinde. İsrail kanallarında İran propagandasının yankılandığını öne süren Netanyahu, kendi ülkesinin basınını doğrudan hedef aldı.

Bu söylem, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumartesi günü sosyal medya üzerinden savurduğu tehditlerle birebir örtüşüyor. Trump paylaşımında, "Sahte haber medyası ÇILGIN, ya da düpedüz YOLSUZ! Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın ordusunu, tüm donanmasını ve hava kuvvetlerini ve diğer her şeyini tamamen yok etti. Liderlikleri ÖLDÜ! Hürmüz Boğazı yakında açılacak ve boş gemiler 'yük almak' için Amerika Birleşik Devletleri'ne akın ediyor. Ama sahte haberlere kulak verirseniz, kaybediyoruz!" ifadelerine yer verdi.

Netanyahu cephesinde ise kamu diplomasisi tam bir fiyaskoya dönüşmüş durumda. Basın toplantılarının yapılamadığı, medya brifinglerinin aksadığı bir ortamda, sert eleştirilerin hedefi olan sözcüsünün bir dizi utanç verici açıklama sonrası fiilen görevden alınmasıyla kriz derinleşti. Ulusal Kamu Diplomasisi Direktörlüğü’nün adeta görünmez olması üzerine Netanyahu, ipleri bizzat eline alarak kendi propagandasını kendisi yapmaya karar verdi.

Konuşmasının merkezine Hizbullah ile olan mücadeleyi koyan Netanyahu, ABD’nin ateşkes baskılarına karşı direndiği imajını çizmeye çalıştı. Siyasi liderliğin en büyük hedefi olan Hizbullah’ın silahsızlandırılması henüz gerçekleşmemişken, Netanyahu kuzeydeki harekatın kontrolü altında olduğunu savundu. 7 Ekim’den bu yana 150 bin füzeyi imha ettiklerini gururla anlatan Başbakan, ancak satır aralarında “Hizbullah’ın elinde hala roketler olduğunu ve bunlarla ilgilendiklerini” itiraf etti. Güney Lübnan’da ele geçirilen geniş güvenlik bölgesinde kalıcı olup olmayacakları konusunda ser verip sır vermeyen Netanyahu, sadece kuzeyde güvenliği sağlamaya kararlı olduğu sözünü yineledi.

En dikkat çekici çıkışlarından birini ise İsrail Savunma Kuvvetleri ve güvenlik teşkilatına karşı yaptı. 7 Ekim’deki istihbarat zafiyetini hatırlatarak orduyu ve güvenlik birimlerini eleştiren Netanyahu, bu kez istihbaratın kendisine zamanında ulaştığını vurgulayarak sorumluluğu üzerinden attı. Bu tavır, Netanyahu’nun başarısızlıkları orduya, başarıları ise kendisine mal etme stratejisinin bir parçası olarak yorumlandı.

Siyasi tutarsızlıklar ise Netanyahu’nun peşini bırakmıyor. Eski Başbakan Yair Lapid’in Lübnan ile imzaladığı deniz sınırı anlaşmasını Hizbullah ile Anlaşma diyerek yerden yere vuran Netanyahu, şimdi ise Beyrut hükümetiyle çarpıcı bir anlaşmaya varma olasılığını heyecanla bahsediyor. Bu anlaşma için Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve nesiller boyu sürecek gerçek bir barış gibi iki dev şart koşan Netanyahu’nun, bu kez ne kadar inandırıcı olacağı ise büyük bir merak konusu.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.