Genç istihdamını desteklemek amacıyla 445 milyar TL’lik dev bir kaynak ayıran Bakanlık; üniversite öğrencilerine aylık 19.250 TL ödeme, yaşlı bakım sigortası ve kadınlar için güvenceli esnek çalışma modelini hayata geçiriyor. Ayrıca ayrılan kaynak ile 3 milyon gencin işbaşı yapması sağlanacak.
Türkiye'nin genç nüfusunu stratejik bir unsur olarak ele aldıklarını belirten Bakan Işıkhan, "GÜÇ Gençliğin Üretim Çağı programını başlatıyoruz. Bu yapı ile gençlerin erken yaşta iş deneyimi kazanmalarını ve nitelikli istihdama yönelmelerini amaçlıyoruz." dedi.
Programın stajdan ilk işe, mesleki eğitimden üniversite hayatına kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını anlatan Bakan Işıkhan, beş ana mekanizmanın devreye alınacağını söyledi.
Toplamda 445,1 milyar lirayı aşan bir kaynağın gençliğe aktarılacağını vurgulayan Işıkhan, "Yaklaşık 3 milyon gencin işgücü piyasasına kazandırılmasını amaçlıyoruz. Bu yeni dönemde gençlerimiz üretime ve sürdürülebilir kalkınmaya doğrudan katkı sunacak." ifadelerini kullandı.
Staj desteği kapsamında lise ve üniversite öğrencileri için olanakların tek çatıda toplandığına dikkat çeken Bakan Işıkhan, "Önümüzdeki üç yılda 800 bin öğrenciye staj imkanı sağlanmasını planlıyoruz. 2022 yılından bu yana staj desteği için 80 milyar lira ödeme yapıldı. Önümüzdeki dönem için ayrılan ilave 26,2 milyar lira kaynakla staj kapasitesini daha da artıracağız." diye konuştu.
Ulusal Staj Programı başvurularının devam ettiğini hatırlatan Işıkhan, gençlerin 16 Mart tarihine kadar başvurularını yapabileceklerini belirtti.
Bakan Işıkhan, üniversite öğrencilerinin iş gücü piyasasına katılımını teşvik edecek ve genç istihdamını destekleyecek dev projenin detaylarını paylaştı.
Açıklamalarını sürdüren Işıkhan, "Öğrencilerimiz ders dışı zamanlarda haftada 1 ila 3 gün esnek çalışma modeliyle deneyim kazanacak. Program kapsamında günlük 1375 lira cep harçlığı ödenecek.
Ayda 14 gün katılım sağlayan gençlerimize 19 bin 250 lira destek sağlanacak. Özellikle genç kadın işsizliğinin yüksek seyrettiği bu dönemde, bu program için 95,8 milyar lira kaynak ayırdık." dedi.
Bakan Işıkhan, üç yıl içinde 450 bin gencin üretim sürecine kazandırılacağını ifade etti.
İlk kez iş hayatına atılacak 18-25 yaş arası gençler için de müjde veren Işıkhan, "İşe İlk Adım programı kapsamında, gençlerin ilk işe girişlerinde net asgari ücrete karşılık gelen ücret ve sigorta primleri altı aya kadar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. Bu program için 215,8 milyar liralık dev bir kaynakla özel sektörle güçlü bir iş birliği kuracağız." dedi.
Çalışma hayatındaki bir diğer kritik düzenlemenin yaşlı bakım sigortası olduğunun altını çizen Bakan Işıkhan, konuya şu sözlerle işaret etti: "Uluslararası iyi uygulama örneklerini inceleyerek Uzun Süreli Yaşlı Bakım Sigortası'nın Türkiye'de hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kişilerin yaşlılık dönemindeki sağlık ve bakım giderlerinin karşılanmasına yönelik bu sigorta, ilk defa sigorta girişi yaptıracak vatandaşlarımızı kapsayacak. Modelin 5 yıllık zaman içerisinde hayata geçirilmesini öngörüyoruz."
Yeni nesil çalışma modellerine ilişkin sosyal diyalog mekanizmalarını işlettiklerini anlatan Bakan Işıkhan, esnekliği artırırken güvenceden taviz vermeyeceklerini vurguladı.
Uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin kalıcı hale geldiğini belirten Işıkhan, "Temel yaklaşımımız, esnek çalışmayı kayıt dışılığa iten bir alan olmaktan çıkarıp güçlü bir hukuki zemine kavuşturmaktır. Güvenceli esneklik modelini kurumsallaştırarak Türkiye'nin yatırım ortamını güçlendirmeyi ve istihdamı artırmayı hedefliyoruz." açıklamasında bulundu.
Özellikle kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışmaya dair belirsizliklerin giderileceğini belirten Işıkhan:
"Dalgalı talep yapısına sahip sektörlerde işletmelerin ihtiyacına cevap verebilecek bir çerçeve oluştururken, işçinin gelir güvencesini ve çalışma sınırlarını da açık biçimde tanımlıyoruz. Buradaki amacımız, esnek çalışmayı kayıt dışılığa iten bir alan olmaktan çıkarıp güçlü bir hukuki zemine kavuşturmaktır." dedi.
Yeni dönemin gerçeklerine uyum sağladıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hibrit ve uzaktan çalışma modelleri artık geçici değil, kalıcı birer modele dönüştü. İşin görüleceği yerin açıkça belirlenmesi, işverenin sorumluluk alanının netleşmesi ve sözleşmesel çerçevenin güçlendirilmesiyle hem iş sağlığı ve güvenliği hem de hukuki belirlilik açısından sağlam bir altyapı oluşturmayı hedefliyoruz."